GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 45,8716 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.400,65 ₺ BTC: 3.373.012 ₺ 🇺🇸USD: 45,8716 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.400,65 ₺ BTC: 3.373.012 ₺ 🇺🇸USD: 45,8716 ₺ 🇪🇺EUR: 53,4759 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.400,65 ₺ BTC: 3.373.012 ₺
28 Mayıs 2026 - 21:42

info@turkglobalmedia.com

Tunceli’de maden projesi protestosu

Tunceli’de maden projesi protestosu

Kent Haberleri
28.05.2026 20:23
TGM Haber Merkezi

Tunceli’nin Pülümür ilçesine bağlı Karagöz Köyü’nde yapılmak istenen krom maden ocağına karşı köylüler tarafından basın açıklaması yapıldı.

Bu haberi paylaş:

Tunceli’nin Pülümür ilçesine bağlı Karagöz Köyü’nde yapılmak istenen krom madeni projesine bölge halkınca protesto edildi. 

Proje, Karagöz Köyü dışında Dağbek, Çakırkaya, Kovuklu, Kaymaztepe, Mezra ve Kocatepe köylerini de kapsayan geniş bir ruhsat sahasını içeriyor. 

Munzur Havzası sınırları içinde kalan bölge küçük baş hayvancılık ve arıcılık açısından büyük önem taşıyor. Projeye karşı çıkan köylüler Karagöz Köyü’nde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi.

PROJE BEDELİ, YARATACAĞI TAHRİBATI ÖNLEYECEK YÜKÜMLÜLÜKLERİ BİLE KARŞILAYAMAZ

Köylüler adına açıklama yapan Uğur Tepe, Karagöz Köyü ve çevre köylerde maden projesi istemediklerini belirterek, şunları söyledi:

“Yaşam alanlarımız ve doğamızın maden projelerine talan edilmesine izin vermeyeceğiz. Bizler bu topraklarda yüz yıllardır cümle canlı ile beraber suyu, toprağı, yaşam alanlarını paylaşarak, her daim üreterek yaşadık. 

Yaylasına, çeşmesine, dağ başına ziyaretgahlar kuran, dağdaki keçisini kutsal sayan, yolu üzerindeki yılana, ayıya, ‘sen ona bir şey yapmadın mı, o sana bir şey yapmaz’ diye yaklaşan bu yaşamsallık binlerce yıllık bir döngünün, paydaşlığın ve sürekliliğin ürünüdür. 

Bugün de asıl gözetilmesi gereken bu yaşamsallık ve onun devamlılığıdır. Bölgemiz sabit konar göçer yaylacılık ile zehir görmemiş meralarında ve dağlarında hayvanlarımızın otlayıp toprağına gübresini bıraktığı, peynirin, tereyağının yapıldığı yüzlerce yıllık bir sürekli üretim döngüsüne, temiz, nitelikli ve zengin gıda üretim gücüne sahiptir. 

Madencilik Şirketinin Karagöz Köyümüzdeki maden projesinin proje bedeli yaklaşık 7 milyon 827 bin liradır. Ancak bu tutarın ilgili projenin yaratacağı tahribatı önlemek için gerekli önlemleri sağlama hükümlülüklerini dahi karşılamayacağı açıktır. 

Bu topraklarda günün ilk ışığıyla kovanlarından çıkan arılar bir çoğu endemik, binlerce bitki türünü dolaşmaktadır. Munzur Havzası'nda bulunan bölgemiz biyoçeşitlilik açısından yüksek habitat çeşitliği bölgesi olup birçok endemik bitki türünü ve koruma altındaki bitki çeşidi barındırmaktadır. 

Yani bugün maden yağmasıyla karşı karşıya bırakılan yaylalarımız, mera ve dağlarımız, bölgede üretimin ve yaşamımızı sürdürmemizin asli unsurlarıdır.”

“BİN KOYUN BESLE, ÜLKEYE DAHA FAZLA KATKIN OLUR”

Tunceli Keçi Koyun Birliği Başkanı Zeynel Erdoğan ise, söz konusu projeyi yapmak isteyen firma yetkililerine seslenerek, 

“Biz sabahları işe başlarken ‘Allah, Muhammed ya Ali’ deriz. Benim o şirkete bir çağrım var. Ülkenin ekonomisine bir faydan olacaksa gel sana bin tane koyun verelim. Ülkenin ekonomisine koyun üreterek başla, bu dağları talan yaparak değil. Ekonomiye daha fazla katkın olur” dedi.

“AYAKKABIYLA DAĞ KEÇİSİNİN HABİTATINA BİLE GİRİLMEZ, BUNLAR MADEN İSTİYOR”

Tunceli Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Barış Yıldırım ise bölgede Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında 2 bin 250'den fazla bitki saptandığını ve bunların beşte birinin endemik olduğunu bildirerek, şöyle konuştu:

"Bu Munzur Havzası’ndaki bitki sayısı İngiltere’den fazla, Danimarka’dan fazla, İsviçre’den fazla, İsveç’ten fazla. Neredeyse bir kıta kadar bitki var burada. Derbent bölgesinde habitat bulan 'Pülümür çarşağı' diye bir bitki saptandı. 

Ayrıntılı araştırmalar yapıldığında burada daha fazla türe tesadüf edilecek. Bakın, ülkemiz 1984 yılında Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne, Bern Sözleşmesi’ne taraf oldu. 

Bern Sözleşmesi’ne göre, ek ikili listeye göre kesin koruma altında bulunan pek çok canlı türü; yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, vaşak, su samuru, kaya kartalı, ayı, kurt gibi türler burada yoğun şekilde habitat buluyor.

Anadolu Parsı’nın asıl üreme alanının burası olduğu söyleniyor, Hel Dağı bölgesiyle Bağır bölgesi. Bern Sözleşmesi sadece canlıları korumuyor, aynı zamanda habitatları koruyor. Bu ayakkabıyla dağ keçisinin habitatına bile giremez.

Dağ keçisi veya başka bir canlı, o ayakkabının ürettiği bakteriyi bedenine aldığında o popülasyonun yok olma riski var, bırakın madencileri… Madencilerin bu bölgeye, Bern Sözleşmesi’ne göre korunan bu bölgeye girmesi kesin surette yasak. 

Buranın, ülkemizin tarafı olduğu Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi hükümlerine göre Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınması gerekiyor.” 

“SULARIMIZ KİRLENECEK, TOPRAKLARIMIZ ZEHİRLENECEK”

Munzur Çevre Derneği adına konuşan Hatun Esen ise, “Bu coğrafyada yaşayan bütün canlılar için buradayız. Duyduk ki emperyal şirketleri, taşeronları, buralara maden açmak istiyor. 

Doğamızı delik deşik etmek istiyor. Çünkü 81 ilimizde olduğu gibi her yerde yıkım ve talan projeleriyle dağlarımızı yok etmek istiyor. 

Buraya bir kazma vurulduğu zaman, geçmişten beri acılar çeken, zulüm gören, göç yollarına düşen halkımız hep geri gelmiştir. 

Ama madencilik yapıldığı zaman sularımız kirlenecek, topraklarımız zehirlenecek, biz yeniden göç yollarına düşeceğiz. Geri gelecek topraklarımız kalmayacak” dedi.

 

Cumhuriyet

Yayınlanma: 28.05.2026 20:23
Ana Sayfaya Dön