GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.068.977 ₺ 🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.068.977 ₺ 🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.068.977 ₺
27 Temmuz 2026 - 21:22

info@turkglobalmedia.com

Fransa ve Almanya, "Avrupa'da Üretildi" Düzenlemesi Peşinde

Fransa ve Almanya, "Avrupa'da Üretildi" Düzenlemesi Peşinde

Politika
27.07.2026 20:37
TGM Haber Merkezi

AB'nin Lider Ülkeleri, Otomotiv ve "Avrupa'da Üretildi" Politikası İçin Büyük Uzlaşma Arıyor

Bu haberi paylaş:

Paris ve Berlin, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası'nda (Industrial Accelerator Act) Avrupa sanayisini daha güçlü koruyacak düzenlemeler yapılması ve içten yanmalı motor yasağının yumuşatılması konusunda kapsamlı bir uzlaşı üzerinde çalışıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa Birliği'nin uzun süredir zayıflayan Fransız-Alman iş birliğini yeniden canlandırmak amacıyla önemli bir girişim başlattı.

Geçtiğimiz hafta Almanya'da gerçekleştirilen ortak bakanlar kurulu toplantılarının ardından iki lider, hükümetlerine Avrupa'nın sanayi savunmasını güçlendirecek ve kıtanın otomotiv sektörünü yeniden ayağa kaldıracak kapsamlı bir anlaşma hazırlama talimatı verdi.

Her iki konu da Fransa ve Almanya açısından stratejik öncelikler arasında yer alıyor.

Fransız Korumacılığı ile Alman Otomotivi Aynı Pakette Buluşuyor

Hazırlanmakta olan anlaşma, Fransa'nın kamu ihaleleri ve devlet desteklerinin öncelikle Avrupa sanayisine verilmesi yönündeki talepleri ile Almanya'nın ciddi kriz yaşayan otomotiv sektörünü kurtarma hedefini tek bir pakette birleştiriyor.

Volkswagen'in kısa süre önce dünya genelinde 100 bin kişiyi işten çıkarmak zorunda kalabileceği yönündeki uyarısı, Alman otomotiv sektöründeki krizin ulaştığı boyutu gözler önüne sermişti.

Bu kapsamda Berlin yönetimi, Fransa'nın uzun süredir savunduğu "Made in Europe (Avrupa'da Üretildi)" hükümlerini güçlendiren düzenlemelere destek verecek.

Söz konusu düzenleme, Avrupa Birliği'nin kritik kamu alımları ve teşvik programlarında hangi ticaret ortaklarının AB ile eşdeğer "güvenilir ortak" statüsü kazanabileceğini daha sıkı kurallara bağlayacak.

Karşılığında Fransa, 2035 Motor Yasağında Esneklik Sağlayacak

Buna karşılık Fransa'nın da Almanya'nın uzun süredir değiştirilmesini istediği 2035 yılından itibaren yeni içten yanmalı motorlu otomobil satışlarının yasaklanması hedefinde daha esnek bir yaklaşımı kabul etmesi bekleniyor.

Fransa Sanayi Bakanı Sébastien Martin, POLITICO'ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Bu başlıklarda kapsamlı bir anlaşma hazırlamakla görevlendirildik."

Martin, sonbaharda bir uzlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Sonbaharda anlaşmaya varabilirsek harika olur. İtalya gibi diğer ülkeleri de buna dahil edebileceğimize inanıyorum. Tüm ülkeler Fransız-Alman uzlaşmasını bekliyor."

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen iki üst düzey Alman yetkili de söz konusu anlaşma üzerinde müzakerelerin sürdüğünü doğruladı.

Görüşmeler Yaz Boyunca Sürecek

Her iki ülkenin yetkilileri, müzakerelerin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve nihai anlaşmaya ulaşabilmek için tarafların ilave tavizler vermesi gerekebileceğini belirtiyor.

Fransa Sanayi Bakanı Martin'e göre görüşmeler yaz boyunca devam edecek.

Hedef, 24 Eylül'de yapılacak AB Sanayi Bakanları Toplantısı ile 15-16 Ekim tarihlerindeki Avrupa Birliği Liderler Zirvesi öncesinde ortak bir metin üzerinde anlaşmaya varılması.

Bu süreç aynı zamanda Avrupa Birliği ile Çin arasında, günlük yaklaşık 1 milyar avroya ulaşan ikili ticaret açığınınnasıl dengeleneceğine ilişkin zorlu müzakerelerle aynı döneme denk geliyor.

Öte yandan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Sanayi Hızlandırma Yasası'nın yıl sonuna kadar kabul edilmesini hedefliyor. Ancak yasa taslağı üzerinde AB hükümetleri ile Avrupa Parlamentosu arasında yoğun pazarlıklar sürüyor.

Siyasi Takvim Baskısı

Anlaşmanın zamanlamasında yalnızca ekonomik nedenler değil, siyasi gelişmeler de etkili oluyor.

Berlin ve Paris, gelecek yıl Fransa'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağ lider Marine Le Pen'in iktidara gelme ihtimalini de dikkate alıyor.

Böyle bir senaryonun Avrupa Birliği düzeyindeki Fransız-Alman iş birliğini ciddi biçimde zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.

Macron ile Merz, Avrupa Birliği'nin bir sonraki yedi yıllık bütçesi olan Çok Yıllı Mali Çerçeve (Multiannual Financial Framework - MFF) dahil birçok AB önceliğinde ortak hareket etme sözü verdi.

Ancak Macron'un görev süresi nedeniyle yeniden aday olamayacak olması ve seçim kampanyasının kısa süre içinde başlayacak olması, bütçe konusunda uzlaşma penceresini daraltıyor.

Anketlerde önde görünen Marine Le Pen ise seçilmesi halinde Fransa'nın AB bütçesine yaptığı katkıları önemli ölçüde azaltacağını açıklamış durumda.

Le Pen'in partisi Ulusal Birlik (Rassemblement National), Fransız-Alman ilişkilerine yönelik yaklaşımını sonbaharda açıklayacağı seçim programında duyuracağını bildirdi.

Sol muhalefetin önde gelen isimlerinden Jean-Luc Mélenchon ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Macron ile Berlin arasında yapılacak olası anlaşmaların yalnızca Macron'u bağlayacağını, Fransa'nın gelecekteki yönetimini bağlamayacağını savundu.

En Büyük Anlaşmazlık: "Made in Europe"

Almanya, uzun süredir otomobil üreticilerine daha fazla esneklik tanınmasını ve alternatif yakıtların daha etkin kullanılmasını savunarak 2035 içten yanmalı motor yasağının gevşetilmesini istiyor.

Fransa ise bugüne kadar bu hedefi Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın temel taşlarından biri olarak destekledi.

Ancak Macron son dönemde Avrupa'nın yeşil dönüşüm politikalarının bazı yönlerini eleştirmeye başladı.

Paris yönetimi, Avrupa tedarik zincirlerini güçlendiren ve üretimini Avrupa'da gerçekleştiren üreticilere daha fazla esneklik tanınmasına sıcak bakabileceğinin sinyallerini veriyor.

Asıl görüş ayrılığı ise Sanayi Hızlandırma Yasası üzerinde yaşanıyor.

Fransa Ekonomiden Sorumlu Avrupa Komiseri Stéphane Séjourné tarafından hazırlanan yasa tasarısı, Avrupa şirketlerine kamu ihalelerinde ve devlet teşviklerinde önemli avantajlar sağlamayı amaçlıyor.

Almanya ise bu düzenlemelerin gereksiz bürokrasi yaratabileceği ve önemli ticaret ortaklarıyla ilişkileri bozabileceği endişesini taşıyor.

"Güvenilir Ortak" Tartışması

Avrupa Komisyonu, Dünya Ticaret Örgütü kurallarıyla çatışmamak amacıyla, AB dışındaki bazı ülkelerin de belirli kriterleri karşılamaları halinde "güvenilir ortak" statüsü kazanmasını öneriyor.

Bu ülkelerden gelen ürünler de belirli şartlar altında "Made in Europe" kapsamında değerlendirilebilecek.

Almanya daha önce Birleşik Krallık ve Kanada gibi müttefik ülkelerin bu kapsama alınmasını savunmuştu.

Fransa ise "Made in Europe" etiketinin başlangıçta yalnızca Avrupa Birliği'nin 27 üye ülkesiyle sınırlı kalmasını, daha sonra ise diğer ülkelerin tek tek değerlendirilmesini istiyor.

Fransa Sanayi Bakanı Sébastien Martin ise bu konuda tavrını şu sözlerle özetledi:

"Made in Europe ancak gerçekten Avrupa'da üretildiyse anlam taşır."

 

Politico

Yayınlanma: 27.07.2026 20:37
Ana Sayfaya Dön