Özel haber: Bakanlar, ulusal çıkar gerekçesiyle tam parlamento denetimi olmadan uyum sağlayabilecek yeni bir yasa planlıyor.
Bakanlar, Britanya’nın Avrupa Birliği ile ilişkisini kökten yeniden şekillendirmeyi planlıyor.
Yeni bir yasa ile Birleşik Krallık, normal bir parlamento oylaması olmadan AB tek pazar kurallarını benimseyebilir.
Başbakanın İran savaşı sonrası Avrupa ile daha yakın ilişkiler kurma çabasında önemli bir gelişme olarak, hükümetin “AB-İngiltere yeniden yakınlaşma yasası” kapsamında “dinamik uyum” planına karşı çıkacak olan ve bunu “ihanet” olarak nitelendirenlere karşı hazırlık yaptığı öğrenildi.
Donald Trump’ın İran savaşıyla geçen haftalar, İngiltere’nin ABD ile zayıflayan özel ilişkisini ortaya koyarken, bakanlar bu adımın ekonomiye milyarlar kazandıracağını, savaşın maliyetini azaltacağını ve düşük verimliliği artıracağını savunuyor.
Yazdan önce sunulması beklenen yeni yasa tasarısı, AB ile yapılacak gıda ve içecek ticareti anlaşmasını yürürlüğe koyacak ve hükümete, zaten anlaşmaya varılmış alanlarda Avrupa ile dinamik uyum sağlama yetkisi verecek.
Ayrıca hükümete, ulusal çıkar gerekçesiyle AB’nin gelişen tek pazar kurallarını hızlıca uygulama imkânı tanıyacak ve bunun için her seferinde tam parlamento denetimine gerek olmayacak.
Bu durum, 1539 tarihli bir yasadan adını alan ve hükümete parlamentonun tam denetimi olmadan ikincil mevzuat yoluyla düzenleme yapma yetkisi veren “Henry VIII yetkileri” sayesinde mümkün olacak.
Yasa, hükümetin gıda ve içecek ile emisyon ticareti gibi alanlarda yürüttüğü anlaşmaların yürürlüğe girmesini sağlayacak.
Aynı zamanda bu alanlarda AB’de yapılacak değişikliklerin takip edilmesine izin verecek.
Ancak tasarı kabul edilirse, müzakerecilerin otomotivden tarıma kadar birçok alanda AB kurallarını ikincil mevzuatla benimsemesi mümkün olacak.
Parlamento, ikincil mevzuatı yalnızca onaylayabilir ya da reddedebilir; değişiklik yapamaz.
Bu da milletvekillerinin yeni anlaşmaları detaylı şekilde tartışmak yerine büyük ölçüde “onaylamakla” yetineceği anlamına geliyor.
Olası ret kararları AB ile sorun yaratabilir ve karşılık önlemleri tetikleyebilir.
Bir kaynak, “Yeni anlaşmalar ve bu anlaşmalar kapsamındaki AB kuralları için parlamentonun rolü olacağını açıkça ifade ediyoruz” dedi.
Bu geniş yetkilerin getirilmesi, hükümeti muhalefetle karşı karşıya getirebilir. Avam Kamarası’nda reddedilmesi pek olası olmasa da tasarı Lordlar Kamarası’nda engellenmeye çalışılabilir.
Bakanlar, bu adımın ticareti artıracağını ve gümrük birliğine veya tek pazara yeniden katılım ya da serbest dolaşıma dönüş gibi “kırmızı çizgileri” aşmayacağını savunuyor.
Ancak eleştirmenler bunun, üyelik hakları olmadan “gizli entegrasyon” anlamına gelebileceğini söylüyor.
Bir düşünce kuruluşu yöneticisi Prof. Anand Menon, “İngiltere’deki düzenlemelerdeki değişiklikler parlamentoda tartışılmalı ve siyasetçiler tarafından şekillendirilmelidir” dedi.
“Gerçek şu ki, AB kurallarını kabul etmeyi taahhüt eden bir anlaşma imzalıyoruz. Bu da hoşumuza gitse de gitmese de onları takip edeceğimiz anlamına geliyor. Tehlike, bunun gizli bir entegrasyon olması.”
Ancak Menon, her düzenlemenin tek tek tartışılmasının zorluklarını da kabul etti:
“Bu Brexit’in zor gerçeklerinden biri. Siyasi kontrol ile ekonomik erişim arasında, masada oy hakkınız olmadan bir tercih yapıyorsunuz.”
Bakanlar, tasarının bürokrasiyi azaltacağını ve işletmeler için maliyetleri düşüreceğini, böylece gıda, otomotiv ve güvenlik alanlarındaki anlaşmaların daha hızlı uygulanacağını savunuyor.
Kaynaklara göre, düzenlemelerle ilgili anlaşmazlıklar AB mahkemesi yerine bağımsız bir kurul tarafından çözülecek.
Nigel Farage liderliğindeki Reform UK gibi sert Brexit yanlılarının karşı çıkması beklenirken, hükümet bu mücadeleye hazır.
Bir hükümet yetkilisi, “AB’den en sert şekilde ayrılmayı savunanlardan bu konuda mücadele bekliyoruz. ‘İhanet’ diyecekler ama gerçek şu ki tüm uluslararası anlaşmalar ortak kurallar içerir” dedi.
Yetkili ayrıca, bu adımın İngiltere’nin en büyük ticaret ortağı olan AB ile ilişkilerin önemini kabul ettiğini ve Brexit’in ekonomiye verdiği zararın örtük bir kabulü olduğunu belirtti. Bütçe Sorumluluk Ofisi’ne göre Brexit, uzun vadede verimliliği %4 düşürecek ve ticareti %15 azaltacak.
“AB, en büyük ticaret pazarımız. 2024’te toplam ticaretimizin neredeyse yarısı AB ileydi” diyen kaynak, sınır engellerinin yaşam maliyetini artırdığını ve bu nedenle bu engelleri azaltacak anlaşmaların mantıklı olduğunu ifade etti.
Başbakan Keir Starmer hükümeti, geçen mayıs ayında duyurulan “yeniden yakınlaşma” anlaşmasından bu yana AB ile ticaret ve savunma alanında daha derin işbirliği arayışında.
Muhalefetteki Muhafazakârlar, AB ile yapılacak anlaşmaların tam parlamento denetiminden geçmesi gerektiğini savunurken, Liberal Demokratlar da bu yasa üzerinden hükümeti daha yakın ilişkiler konusunda zorlamayı planlıyor.
Hükümet sözcüsü, yasa detaylarının yakında açıklanacağını belirterek, “Parlamento anayasal rolünü tam olarak yerine getirecek” dedi.
Gölge iş dünyası bakanı Andrew Griffith ise sert eleştiride bulundu: “Parlamento seyirciye indirgenirken kuralları Brüksel’in belirlemesi, halkın reddettiği şeyin ta kendisi.”
The Guardian