GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.038.127 ₺ 🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.038.127 ₺ 🇺🇸USD: 47,3934 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.613,00 ₺ BTC: 3.038.127 ₺
25 Temmuz 2026 - 20:10

info@turkglobalmedia.com

AB'nin Yeni Modeline Üyelerden Tepki

AB'nin Yeni Modeline Üyelerden Tepki

AB
25.07.2026 19:18
TGM Haber Merkezi

AB'nin Reform Karşılığı Fon Modeline Üye Ülkelerden Tepki

Bu haberi paylaş:

Fransa, İtalya ve İspanya'nın da aralarında bulunduğu 10 Avrupa Birliği ülkesi, Avrupa Komisyonu'nun 2028-2034 bütçesinde ödemeleri reform şartına bağlama planına karşı çıktı. 

Ülkeler, yeni modelin bölgeleri cezalandırabileceğini, ulusal hükümetler üzerindeki siyasi baskıyı artırabileceğini ve fon ödemelerinde ciddi gecikmelere yol açabileceğini savunuyor.

Avrupa Birliği'nin 2028-2034 dönemini kapsayacak yaklaşık 2 trilyon avroluk yeni bütçesi üzerindeki müzakerelerde yeni bir anlaşmazlık başlığı ortaya çıktı.  

Fransa, İtalya ve İspanya'nın da yer aldığı 10 AB üyesi ülke, Avrupa Komisyonu'nun fon ödemelerini kapsamlı ekonomik ve yapısal reformlara bağlama önerisine karşı çıktı.

Komisyonun hazırladığı bütçe taslağına göre üye ülkeler, AB fonlarından yararlanabilmek için çeşitli reformları hayata geçirmek zorunda kalacak. Bu reformlar arasında, siyasi açıdan son derece hassas kabul edilen emeklilik yaşının yükseltilmesi gibi düzenlemeler de bulunuyor.

Söz konusu itirazlar, Çarşamba günü gerçekleştirilen AB Daimi Temsilcileri toplantısında dile getirildi ve böylece yeni bütçe müzakerelerinde önemli bir tartışma alanı daha oluştu.

AB ülkeleri, 2027 yılı başlamadan önce bütçe konusunda uzlaşmaya varmayı hedefliyor. Ancak Fransa, İtalya, Polonya ve İspanya'da aynı yıl yapılacak seçimlerin müzakereleri daha da zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.

Büyük ekonomiler ile fon alan ülkeler aynı cephede

Toplantıda yalnızca bütçeye en fazla katkı sağlayan ülkeler değil, aynı zamanda AB fonlarından önemli ölçüde yararlanan ülkeler de Komisyonun önerisine karşı çıktı.

İtiraz eden ülkeler arasında;

  • Fransa
  • İtalya
  • İspanya
  • Macaristan
  • Malta
  • Polonya

gibi devletler yer aldı.

Eleştiriler, önerilen sistemin ulusal hükümetlerin yetkisini artırırken bölgesel yönetimlerin etkisini azaltacağı ve demokratik destekten yoksun reformların Brüksel tarafından fiilen dayatılabileceği yönünde yoğunlaşıyor.

İsmi açıklanmayan bir AB diplomatı durumu şu sözlerle özetledi:

"Komisyonun tavsiyelerinin zorunlu dayatmalara dönüşmesini istemiyoruz."

Hollanda ve mali disiplin yanlıları destek veriyor

Toplantıda Hollanda, Komisyonun önerisini savunan ülkelerin başında yer aldı.

İsveç ve Danimarka gibi mali disiplin konusunda daha katı yaklaşım benimseyen ülkeler de reform şartının, özellikle daha az gelişmiş üye ülkelerin ekonomik verimliliğini artıracağını savunuyor.

Ancak karşı görüşteki iki diplomat, bu ülkelerin asıl amacının daha yoksul bölgelere yapılacak ödemeleri yavaşlatmak olduğunu öne sürdü.

Model ilk kez Covid sonrası kurtarma fonunda uygulanmıştı

Komisyonun önerdiği sistem tamamen yeni değil.

Benzer uygulama, Covid-19 salgını sonrasında oluşturulan Kurtarma ve Dayanıklılık Mekanizması (Recovery and Resilience Facility - RRF) kapsamında hayata geçirilmişti.

Bu sistemde AB fonlarının serbest bırakılması;

  • yargı reformları,
  • emeklilik sistemi düzenlemeleri,
  • kamu yönetimi reformları

gibi yapısal değişikliklerin gerçekleştirilmesine bağlanmıştı.

Örneğin;

  • İtalya, fonların bir bölümünü alabilmek için yargı süreçlerini hızlandıran kapsamlı reformlar gerçekleştirdi.
  • Belçika ise emeklilik sisteminin mali sürdürülebilirliğini artırmayı amaçlayan tartışmalı düzenlemeleri kabul etti.

Avrupa Komisyonu bu modeli başarılı olarak değerlendiriyor. Komisyona göre sistem, uzun yıllar uygulanmayan Avrupa Dönemi (European Semester) tavsiyelerinin hayata geçirilmesini sağladı.

Ancak birçok üye ülke, reform şartlarının fon ödemelerinde ciddi gecikmelere ve hesap verebilirlik sorunlarına yol açtığını savunuyor.

"Bu model popülizmi güçlendirir"

Müzakere edilen mevcut taslakta ülkelerin fon alabilmesi için Avrupa Komisyonunun yıllık ekonomik tavsiyelerinin tamamını veya önemli bir bölümünü yerine getirmesi öngörülüyor.

Bu yaklaşım özellikle bazı ülkeler tarafından kabul edilemez bulunuyor.

Lüksemburg, geçen ay reform şartına karşı çıkarak yeni bütçe taslağına karşı oy kullandı.

Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, Haziran ayında yaptığı açıklamada şu uyarıda bulundu:

"Avrupa'dan gelecek paranın Avrupa Dönemi tavsiyelerinin uygulanmasına bağlanması, popülizmin en güçlü seçim kampanyasını yürütmek anlamına gelir."

Bölgesel yönetimler de endişeli

Belçika da önerilen sistemin federal yönetim yapısıyla uyumsuz olduğunu savunuyor.

Ülkede AB fonlarının önemli bölümü bölgesel yönetimler tarafından kullanılıyor. Bu nedenle merkezi hükümetin reformları gerçekleştirememesi halinde bölgelerin de cezalandırılabileceği belirtiliyor.

Avrupa genelindeki çok sayıda bölgesel yönetim de uzun süredir benzer kaygıları dile getiriyor. Ancak Avrupa Komisyonu bu endişelerin abartıldığını savunuyor.

Sonbaharda kritik zirveler yapılacak

Yaz tatilinin ardından düzenlenecek AB zirvelerinde birçok liderin reform şartına yönelik itirazlarını yeniden gündeme getirmesi bekleniyor.

Müzakereleri yakından takip eden bir diplomat ise ülkelerdeki yaklaşım değişimini şu sözlerle değerlendirdi:

"Görünüşe bakılırsa artık bir uyanış yaşanıyor."

Yeni bütçe üzerindeki pazarlıkların önümüzdeki aylarda daha da sertleşmesi ve reform şartı konusunun müzakerelerin en tartışmalı başlıklarından biri hâline gelmesi bekleniyor.

 

Politico

Yayınlanma: 25.07.2026 19:18
Ana Sayfaya Dön