GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.061.489 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.061.489 ₺ 🇺🇸USD: 44,6429 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.229,21 ₺ BTC: 3.061.489 ₺
07 Nisan 2026 - 02:17

info@turkglobalmedia.com

Kedilerde kanserin en büyük genetik haritası ortaya çıktı

Kedilerde kanserin en büyük genetik haritası ortaya çıktı

Bilim Dünyası
06.04.2026 20:38
TGM Haber Merkezi

İnsanlarla ortak tedavilere kapı aralanıyor

Bu haberi paylaş:

Bilimsel çalışmanın kıdemli yazarı Louise van der Weyden “Bu hassas tıp çağında, insanlarda hedefe yönelik tedaviler kanser için standart hâline gelmişken, kediler için böyle tedavilerin olmaması bize son derece adaletsiz göründü” diyor.

Kediler, köpeklerle birlikte insanlarla en fazla zaman geçiren hayvanlar arasında yer alıyor. Aynı yaşam alanlarını, rutinleri ve hatta hastalıkları paylaşıyorlar. 

İnsanlarda tümör oluşumuna yol açan çevresel faktörlerin neredeyse tamamına maruz kalıyorlar. Ancak köpeklerdeki durumun aksine, kedilerde kanser araştırmaları oldukça sınırlı. 

Şimdi ise Sciencedergisinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, yüzlerce tümör örneğini analiz ederek evcil kedinin en kapsamlı onkogenomunu ortaya koydu. 

Bulguların en dikkat çekici iki yönü şunlar: Kediler ve insanlar neredeyse aynı kanser türlerinden muzdarip ve bu durum, bir türde geliştirilen tedavilerin diğerine de uygulanabilme ihtimalini doğuruyor.

Wellcome Sanger Enstitüsü araştırmacısı Van der Weyden, “Kanser, yaşlı kedilerde hastalık ve ölümün başlıca nedenlerinden biri. Ancak bu kanserleri yönlendiren genetik mekanizmalar hakkında çok az şey biliyoruz,” diyor. 

493 kediye ait tümör ve sağlıklı doku örneklerini inceleyen ekip, “kedilerde kanseri yönlendiren genleri tanımlamak ve onların onkogenomunu ortaya çıkarmak” amacıyla yola çıktı.

Yaklaşık 20 kurumun katıldığı çalışmada genetikçiler, onkologlar ve veterinerler, bu kedilerdeki tümörlerle ilişkili 978 geni diziledi. 

Bu genler, insan kanserinde rol oynayan yaklaşık 1.000 genle benzer yapı ve işleve sahip. Araştırmacılar; osteosarkomdan pankreas adenokarsinomuna, meme kanserlerinden diğer tümör türlerine kadar 13 ana tümör tipinden örnek topladılar.

Van der Weyden; Gen ve mutasyon üzerine yapılan analizler çarpıcı bir sonucu ortaya koydu: "Kediler ve insanlar arasındaki genetik benzerlik şaşırtıcı derecede yüksek. İlk başta bizi en çok şaşırtan, iki türdeki kanserlerde mutasyona uğrayan genlerin bu kadar örtüşmesiydi,” diyor. 

Bunun temel nedeni ise insan ve kedi genomlarının oldukça benzer olması. Evcil kedilerdeki genlerin yaklaşık %90’ı insanlarla homolog — bu oran köpek ve farelerden bile daha yüksek.

Örneğin meme kanseri: Çalışma, agresif meme kanseri türlerine yol açan yedi geni belirledi. Bunlar arasında en yaygın olanı FBXW7 geni. 

Kedilerdeki tümörlerin yarısından fazlasında bu gende mutasyon bulunuyor. Özellikle “üçlü negatif meme kanseri” (triple-negative breast cancer) olarak bilinen agresif alt tür, genç kadınlarda görülen bir hastalık olarak biliniyor. 

Kedilerde ise bu tür çok daha sık görülüyor ve oldukça agresif seyrediyor.

Bu benzerlikler, türler arası tedavi iş birliklerinin önünü açıyor. 

Araştırma, FBXW7 mutasyonu taşıyan kanser hücrelerinin, kemoterapide kullanılan ve “vinca alkaloidleri” olarak bilinen bitki kökenli bileşiklere daha duyarlı olduğunu gösterdi. 

Bu da insanlarda kullanılan bazı ilaçların kedilerde de etkili olabileceği anlamına geliyor.

Benzerlikler yalnızca meme kanseriyle sınırlı değil. 

Lenfoma, kemik tümörleri, akciğer ve deri kanserleri ile merkezi sinir sistemi tümörlerinde (örneğin meningiomlar) da benzer genetik mekanizmalar gözlemlendi. 

Bu durum, gelecekte hem insanlar hem de hayvanlar için ortak tedavi yaklaşımlarının geliştirilebileceğini gösteriyor.

Bu yaklaşım, “tek sağlık” (One Health) kavramıyla örtüşüyor; yani hastalıkları yalnızca insan merkezli değil, tüm canlıları kapsayan bütüncül bir bakış açısıyla ele almak. 

Robert Koch ve Louis Pasteur gibi bilim insanlarının da benimsediği bu yaklaşım, günümüzde yeniden önem kazanıyor.

Çalışmanın ortak yazarlarından, Royal Veterinary College profesörü Alejandro Suárez Bonnet, evcil hayvanların insanlarla o kadar çok ortak yönü olduğunu vurguluyor. 

Bonnet, Bazı durumlarda laboratuvar farelerinden bile daha iyi modeller olabileceklerini savunuyor. 

“İnsanlarda gelişen neredeyse tüm tümör türleri köpeklerde de görülüyor,” diyor ve artık bunun kediler için de geçerli olduğunu ekliyor.

Geleneksel kanser araştırmalarında tümörler genellikle farelerde yapay olarak oluşturuluyor. Ancak bu yöntem her zaman gerçek hastalığı birebir yansıtmayabiliyor. 

Suárez Bonnet’e göre doğal olarak gelişen hayvan tümörleri, insan kanserleri için daha gerçekçi modeller sunabilir.

Francis Crick Enstitüsü ile de ilişkili olan araştırmacı, bu çalışmanın veteriner tıbbının genel biyomedikal araştırmalardaki önemini açıkça ortaya koyduğunu belirtiyor.

İspanya Ulusal Kanser Araştırmaları Merkezi araştırmacısı Guadalupe Sabio ise bu çalışmanın en önemli yönünün sadece genom haritası olmadığını, aynı zamanda insan ve veteriner tıbbı arasındaki iş birliğini güçlendirme potansiyeli olduğunu vurguluyor. 

Ona göre, insan tıbbında klinik ve temel bilimler arasındaki iş birliği yıllardır ilerlemenin temelini oluştururken, veteriner tıbbında bu köprüler henüz yeterince gelişmiş değil.

Günümüzde evcil hayvanların daha uzun yaşaması ve insanlarla aynı çevrede kanser geliştirmesi, onları bilimsel açıdan son derece değerli hâle getiriyor. 

Bu köprüler güçlendikçe, elde edilecek faydanın iki yönlü olacağı açık: Hem insanlar hem de hayvanlar için daha etkili kanser tedavileri geliştirilebilir.

 

 

El Pais

Haber Galerisi

Yayınlanma: 06.04.2026 20:38
Ana Sayfaya Dön

İlgili Haberler

Benzer konularda diğer haberlerimiz