GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.060.922 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.060.922 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 54,0541 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.060.922 ₺
20 Temmuz 2026 - 18:28

info@turkglobalmedia.com

Duayen Avukat Senih ÖZAY'dan "Hukukçulara Çağrı"

Duayen Avukat Senih ÖZAY'dan "Hukukçulara Çağrı"

Gündem
19.07.2026 14:33
TGM Haber Merkezi

Özay, Uluslararası Ceza Mahkemesinin 21 Kasım 2024 tarihinde İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar isnadıyla yakalama kararı kapsamında imza çağrısında bulundu.

Bu haberi paylaş:

Izmirli duayen hukukçu aktivist ve insan hakları savunucusu avukat Senih ÖZAY, son dönemde yaşanan savaşlar ve insanlık suçları karşısında hakkında kırmızı bülten çıkarılan Netenyahu için ortak tepkide bulunmasına dair çağrı metnini duyurdu.

‘’HUKUKÇULARA ÇAĞRI!...

Uluslararası Ceza Mahkemesi, 21 Kasım 2024 tarihinde İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar isnadıyla yakalama kararı vermiştir.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi de Gazze’ye insani yardım götüren Sumud Filosu’na yönelik müdahaleye ilişkin görülmekte olan davada, 14 Temmuz 2026 tarihli ara kararıyla Netanyahu hakkında Interpol kırmızı bülteni çıkarılması yönünde işlem yapılmasına karar vermiştir.

Bu iki karar, birbirinden kopuk iki hukuki olay değildir. Biri uluslararası ceza yargısının, diğeri ulusal ceza yargısının aynı temel soruya verdiği cevaptır: Devlet yöneticilerinin makamları, uluslararası suçlar karşısında dokunulmazlık zırhına dönüşebilir mi?

Biz hukukçuların cevabı açıktır:

Hiçbir devlet görevi; sivillerin aç bırakılmasını, öldürülmesini, zorla yerinden edilmesini, insani yardımın engellenmesini veya insani yardım görevlilerine yönelik saldırıları hukukun erişemeyeceği bir alana taşıyamaz.

Augusto Pinochet hakkında İspanyol yargısınca başlatılan ve İngiltere’de tutuklanmasına kadar uzanan süreç, eski devlet başkanlarının uluslararası suçlardan dolayı yabancı mahkemeler önünde hesap verebileceğini göstermişti.

Pinochet dosyası, tek bir kişinin tutuklanması meselesinden büyüktü. Devlet Başkanlığı makamının, işkence ve insanlığa karşı suçlar bakımından mutlak bir dokunulmazlık sağlamadığını dünyaya ilan etmişti.

Bugün Netanyahu hakkındaki kararlar da aynı tarihsel sınavla karşı karşıyadır. Bir yakalama kararının gerçek değeri, yalnızca verilmiş olmasında değil, uygulanması için gösterilen hukuk iradesindedir.

Hukuk, güçlü devletlerin yöneticilerine karşı uygulanmadığında; yalnızca güçsüzler, yenilmişler ve korumasızlar için çalışan seçici bir cezalandırma aracına dönüşür.

Bu nedenle hukukçular olarak;


1. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının gereğinin gecikmeksizin yerine getirilmesini, kararın Interpol kanallarına usulüne uygun biçimde iletilmesini ve işlemlerin sonucu hakkında kamuoyuna açıklama yapılmasını,
2. Interpol Genel Sekreterliğinin talebi siyasal ağırlıklara göre değil, kendi Anayasası, insan hakları ilkeleri ve uluslararası suçlarla mücadele amacı doğrultusunda değerlendirmesini,
3. Roma Statüsü’ne taraf bütün devletlerin, Uluslararası Ceza Mahkemesinin Netanyahu hakkındaki yakalama ve teslim kararından doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesini,
4. Avrupa Birliği kurumlarının ve Avrupa devletlerinin, uluslararası ceza adaletini devletler arasında ayrım yapmaksızın savunmasını,
5. Birleşmiş Milletler insan hakları mekanizmalarının, Gazze’de işlendiği ileri sürülen uluslararası suçlara ilişkin delillerin korunması ve sorumluların yargılanması konusunda etkili girişimde bulunmasını,
6. Türkiye Barolar Birliği, barolar, hukuk fakülteleri, insan hakları kuruluşları ve uluslararası hukuk örgütlerinin bu süreci izlemesini; gerekirse Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde amicus curiae (Mahkemenin Dostu ) görüşü sunulması için ortak bir hukuk heyeti oluşturmasını,
7. İstanbul’daki yargılamanın ulusal ve uluslararası hukukçulardan oluşan bağımsız heyetlerce takip edilmesini,
talep ediyoruz.Bu çağrı, bütün mağdurlar için aynı hukukun uygulanması talebidir.
Yakalama kararları yalnız sanıkları değil, devletlerin hukuka sadakatini de sınar.

Biz, yakalama kararlarının diplomatik çekmecelerde unutulmamasını; mahkemelerin verdiği kararların devletlerin siyasal hesaplarından daha değersiz sayılmamasını istiyoruz.

Meslektaşlarımızı, hukuk akademisyenlerini, baroları ve insan hakları savunucularını bu metni imzalamaya; ulusal ve uluslararası hukuk yollarının birlikte işletilmesi için oluşturulacak hukuk heyetine katılmaya çağırıyoruz.

Senih Özay ve Arkadaşları"

 

TGM Haber Merkezi

Yayınlanma: 19.07.2026 14:33
Ana Sayfaya Dön