GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.095.197 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.095.197 ₺ 🇺🇸USD: 47,1698 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.581,80 ₺ BTC: 3.095.197 ₺
21 Temmuz 2026 - 07:08

info@turkglobalmedia.com

Danimarka Kamu Posta Hizmetini Sonlandırdı

Danimarka Kamu Posta Hizmetini Sonlandırdı

Avrupa
20.07.2026 12:19
TGM Haber Merkezi

Sırada Avrupa Birliği mi Var?

Bu haberi paylaş:

Danimarka’da kamu posta hizmetinin sona erdirilmesi, Avrupa’da evrensel posta hizmetlerinin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. 

Avrupa Birliği posta mevzuatını yenilemeye hazırlanırken, eski posta çalışanları kamu hizmetinin kârlılık temelinde değerlendirilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Danimarka, ulusal posta işletmecisinin mektup dağıtımını sonlandıran ve posta hizmetinin ülkenin her adresine ulaştırılmasını zorunlu kılan uygulamayı kaldıran ilk Avrupa Birliği ülkesi oldu.

Bu karar Avrupa genelinde şaşkınlık yarattı. Çünkü posta hizmeti, sıkça eleştirilen ancak yokluğu hayal edilmesi güç kamu hizmetlerinden biri olarak görülüyordu.

Brüksel, gelecek yıl AB posta kurallarını yeniden düzenlemeye hazırlanırken, eski posta çalışanları Danimarka deneyiminin kamu hizmetlerinin yalnızca kârlılık kriteriyle değerlendirilmesinin ne gibi sonuçlar doğurabileceğini gösterdiğini belirtiyor.

Kamu Tekelinden Serbest Piyasaya

Heidi, Kim ve Rasmus, Danimarka posta teşkilatında uzun yıllar görev yaptı.

Heidi 1998 yılında öğrenci olarak işe başladı ve daha sonra işyeri temsilcisi oldu. Kim yaklaşık 40 yıl postacı olarak çalıştı ve üç yıl öncesine kadar mektup dağıtmaya devam etti. Rasmus ise 18 yıl boyunca Kopenhag sokaklarında bisikletle posta dağıttı.

Üç isim de kamu tekeli döneminden dijitalleşmeye ve e-ticaretin yükselişine kadar posta sektörünün geçirdiği tüm dönüşümlere tanıklık etti.

Ancak PostNord’un 2025 yılı sonunda mektup dağıtımını tamamen durduracağını açıklaması onlar için önceki değişimlerden çok farklıydı. Bu kez ne yeni bir toplu iş sözleşmesi ne de küçülen ekipler söz konusuydu; meslek tamamen ortadan kalkıyordu.

Süreç aslında bir yıl önce başlamıştı. Danimarka, Posta Yasası kapsamında PostNord’un yürütmek zorunda olduğu evrensel posta hizmeti yükümlülüğünü kaldırmış, yalnızca sınırlı bazı düzenlemeler yürürlükte kalmıştı.

Çalışanlar bunun geleceğini hissetseler de, kendileriyle ilgili kararlar uzakta alınırken mektupları ayırmaya ve dağıtmaya devam ettiler.

2025 yılında yaklaşık 1.500 kişi işini kaybetti.

Heidi, "Haberi aldığımızda yıkıldık. Hâlâ da öyleyiz." dedi.

Rasmus ise yaşanan şaşkınlığı şu sözlerle anlattı:

"Herkes 'Herhalde işten çıkarılacak kişi ben değilim' diye düşünüyordu. Ama sonunda bunun hepimiz için gerçek olduğu ortaya çıktı."

DAO Dönemi Başladı

Karar, dijitalleşmenin kaçınılmaz sonucu olarak sunuldu.

Danimarkalılar artık daha az mektup gönderiyor, kamu kurumlarıyla iletişimlerini de giderek daha fazla dijital ortamda yürütüyordu.

Ancak Rasmus bu açıklamaya katılmıyor.

"Anlatılan hikâye şu: Siyasetçiler öyle koşullar oluşturdu ki PostNord'un sistemi sürdürmesi artık mümkün olmadı."

Devlet, posta hizmetini piyasa rekabetine daha fazla açtı ve hangi hizmetlerin devam edeceğini ticari talebin belirlemesine izin verdi.

Bunun sonucunda özel gazete dağıtım şirketi DAO ülke çapındaki temel posta operatörü haline geldi.

Gazete ve dergi dağıtımı için zaten geniş bir lojistik ağı bulunan DAO, basılı yayınların azalmasıyla birlikte mektup dağıtımının mevcut güzergâhlara ek hacim kazandıracağını savundu.

PostNord'un çekilmesinin ardından DAO ülke genelinde standart mektup dağıtımı yapan tek şirket oldu.

Şirket ayrıca uluslararası gönderiler, taahhütlü mektuplar ve bazı resmi yazışmaların dağıtımını da üstlendi. Geçiş sürecini desteklemek amacıyla hükümet DAO'ya tek seferlik mali katkı sağladı.

Kamu Hizmeti mi, Piyasa mı?

Yeni posta yasası hazırlanırken PostNord, DAO ve posta sendikaları kendi görüşlerini resmi istişare sürecinde dile getirdi.

Ancak eski çalışanlara göre zamanla tek bir anlatı kamuoyuna hâkim oldu.

Buna göre PostNord eski, pahalı ve verimsizdi; özel sektör ise daha hızlı ve daha moderndi.

Heidi, "Daha ucuza ve daha iyi yapabileceklerini söylediler. Siyasetçiler de bu anlatıyı benimsedi." ifadelerini kullandı.

Çalışanlar PostNord'un hiç hata yapmadığını söylemiyor. Ancak yaşanan sorunların kamu hizmeti modelinin tamamen başarısız olduğu şeklinde yorumlanmasına karşı çıkıyorlar.

DAO'nun Sahiplik Yapısı Tartışılıyor

Üç eski çalışan ayrıca DAO'nun ortaklık yapısına dikkat çekiyor.

Şirket, Danimarka'nın en büyük üç medya grubunun ortaklığında faaliyet gösteriyor:

  • JP/Politikens Hus (%51)
  • JFM (%32)
  • Berlingske Media (%17)

DAO ise editoryal faaliyetlerle ticari operasyonlar arasında kesin bir ayrım bulunduğunu ve editoryal bağımsızlığın kurumsal yönetişim ilkeleriyle güvence altına alındığını belirtiyor.

Buna rağmen çalışanlar medyanın PostNord'u çok daha sert eleştirdiğini, DAO'nun çalışma modeli ve operasyonel sorunlarının ise yeterince sorgulanmadığını savunuyor.

DAO ise bu iddiayı reddederek faaliyetlerinin Danimarka medyasında yoğun şekilde denetlendiğini ve PostNord'dan daha fazla hata yaptığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını ifade ediyor.

İlk Sorunlar

2026'nın ilk haftalarında sistemde önemli aksaklıklar yaşandı.

DAO, geciken gönderiler nedeniyle yaklaşık 15 bin başvuru aldığını açıkladı.

Danimarka basınında;

  • kaybolan banka kartları,
  • çöplüklerde bulunan teslim edilmemiş mektuplar,
  • Enslev yakınlarındaki bir tarlaya bırakılmış postalar,
  • Hvorslev'deki geri dönüşüm konteynerlerinde bulunan gönderiler

gibi olaylar geniş yer buldu.

Şirket her olayda sorumluluğu tekil dağıtıcılara yüklediğini ve ilgili kişilerin işten çıkarıldığını açıkladı.

Heidi ise bunun yapısal sorunları gizlediğini düşünüyor.

"Hep aynı açıklama yapılıyor; kötü çalışan deniliyor. O kişi işten çıkarılıyor, sorun temizlenmiş gibi gösteriliyor ve sistemin düzeleceği söyleniyor."

Eski çalışanlara göre düşük ücretler, taşeronlaşma, zaman baskısı ve yetersiz eğitim bu sorunların temel nedenleri arasında yer alıyor.

Kim, "Yeni çalışanlar yeterli eğitim almadan dağıtıma çıkıyor. Sokakları ve adresleri tanımıyorlar. Sonuçta hatalar kaçınılmaz oluyor." dedi.

DAO ise hem doğrudan çalışanların hem de bağımsız dağıtıcıların aynı sözleşme kapsamında faaliyet gösterdiğini belirtiyor.

Azalan Mektup Sayısı Her Şeyi Açıklamıyor

Üç eski çalışana göre mektup sayısındaki düşüş tartışılmaz bir gerçek.

Ancak bugün gönderilen mektupların niteliği geçmişe göre çok daha kritik.

Pasaportlar, banka kartları, tıbbi numuneler ve resmi belgeler hâlâ fiziksel olarak gönderiliyor.

Bunun yanında posta sistemi aynı zamanda önemli bir sosyal altyapı görevi görüyor.

Kim, dijitalleşmenin birçok avantajı olduğunu kabul etmekle birlikte, fiziksel veya zihinsel engeli bulunan birçok kişinin dijital sistemleri kullanamadığını söylüyor.

Heidi ise şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Posta özellikle kırsalda yaşayanlar ya da teknolojiyi kullanamayan insanlar için kritik bir altyapıdır."

Rasmus'a göre Brüksel'in posta mevzuatını yeniden hazırladığı bu dönemde Danimarka önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

"Ulusal posta hizmetini kapatıp tamamen serbest piyasaya bırakmanın işe yarayacağını sanmıyorum."

3F Sendikası Posta Sektörü Başkanı Dzevad Ramic de Danimarka deneyiminin Avrupa açısından önemli dersler içerdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Asıl soru nasıl bir toplum inşa etmek istediğimizdir. İletişime erişim herkes için temel bir hak olmaya devam edecek mi?"

Avrupa posta pazarında planlanan reformların yaklaşık 1,8 milyon posta ve dağıtım çalışanını etkileyebileceği belirtilirken, Heidi sürecin kaçınılmaz olmadığını vurguluyor.

"Bütün bunlar aslında siyasi bir tercihtir."

 

Euractiv

Yayınlanma: 20.07.2026 12:19
Ana Sayfaya Dön