GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 49,5050 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.907,64 ₺ ₿BTC: 4.015.684 ₺ 🇺🇸USD: 49,5050 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.907,64 ₺ ₿BTC: 4.015.684 ₺ 🇺🇸USD: 49,5050 ₺ 🇪🇺EUR: 55,5556 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.907,64 ₺ ₿BTC: 4.015.684 ₺
18 Ekim 2026 - 22:09

info@turkglobalmedia.com

Avrupa

“Boğuluyoruz”: Protestolar Lizbon ve Milano’ya sıçradı.

18.10.2026 20:36
TGM Haber Merkezi
1 okunma
“Boğuluyoruz”: Protestolar Lizbon ve Milano’ya sıçradı.

Konut ve yaşam maliyeti krizinin yarattığı gerilim tırmanıyor

Bu haberi paylaş:

Lizbon’daki bir çadır kampında toplanan yüzlerce kişi harekete geçilmesi çağrısında bulunurken, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ülkesindeki yürüyüşün “holiganlar” tarafından istismar edildiğini öne sürdü. 

Son haftalarda İspanya ve Fransa’yı sarsan öfkeli protestolar İtalya ve Portekiz’e de sıçradı; Milano’da göstericiler polisle çatışıp etraftaki mülklere ateş açarken, Lizbon’da ise hafta sonu bir çadır kampı kuruldu.

Cumartesi günü Milano merkezinde artan yaşam maliyetlerini protesto etmek için düzenlenen yürüyüş barışçıl başladı ancak maskeli göstericilerin çevik kuvvet polisine taş, kaldırım taşı ve çeşitli nesneler fırlatması, ayrıca bar masalarından oluşturulan barikatları ateşe vermesiyle şiddet olaylarına dönüştü.

Polis, kalabalığı dağıtmak için tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı; olayların ardından paylaşılan görüntülerde, bir jandarma (carabinieri) aracının ağır hasar gördüğü görüldü.

LaPresse haber ajansının aktardığına göre, en az iki polis memuru yaralandı ve aralarında çok sayıda reşit olmayan kişinin de bulunduğu yaklaşık 50 gösterici gözaltına alındı. 

İtalya

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, protesto hakkının kutsal olduğunu ancak “şehirleri ateşe vermenin” bu hakka girmediğini belirtti. 

Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Meloni, “holiganların” protestoları “kaos yaratmak, güvenliği sağlamaktan sorumlu olanlara saldırmak ve tüm şehirleri rehin almak” için kullandığını ifade etti.

Milano’nun merkez sol görüşlü belediye başkanı Giuseppe Sala ise “protestoların gerekçelerinin anlaşılabilir olduğunu, ancak güvenlik güçlerine yönelik şiddetin ve şehre verilen ciddi zararın hiçbir şekilde haklı görülemeyeceğini” söyledi.

Portekiz

Lizbon’da ise üç hafta önce Madrid’de kurulan kampa benzer bir çadır kampı, konut krizi ve yaşam maliyetleri sorununa çözüm talep eden protestocular tarafından oluşturuldu. 

Ülke genelinde binlerce kişinin katıldığı yürüyüşün ardından, Portekiz başkentinin hareketli ve turistik kalbi olan Rossio Meydanı’nda yüzlerce protestocu bir araya geldi.

Geceyi meydanda geçireceklerini belirten protestocular, meydanın merkezinde yükselen Kral IV. Pedro heykelinin etrafında oturarak şarkılar söylediler.

46 yaşındaki sosyal hizmet uzmanı Elena Costa, “Vergi ödeyen, bu ülkenin ayakta kalmasını sağlayan Portekizli sosyal kesim şu an saldırı altında; haklarını, özellikle de barınma hakkını kaybediyor” dedi. 

“Hepimiz buradayız çünkü nefes alamadığımızı anlatmaya çalışıyoruz.” 52 yaşındaki mühendis Antonio Margado, merkez sağ hükümeti “kiraların tamamen serbest bırakılması” nedeniyle eleştirerek, “Mülk sahipleri giderek daha fazla korunurken, barınmaya ihtiyaç duyan kiracılar ise giderek daha az korunuyor” dedi.

Resmi verilere göre, Portekiz’de konut fiyatları 2015 ile 2024 yılları arasında %124 oranında arttı; bu oran, AB ortalamasının yaklaşık iki katı. Bu durumdan en çok gençler ve Lizbon’da yaşayanlar etkileniyor; zira Portekiz’in 11 milyonu aşkın nüfusunun yaklaşık dörtte biri, başkentin geniş metropol bölgesinde ikamet ediyor.

Cumartesi günü Lizbon’da kurulan kamp, ​​kuzeydeki Porto şehrinde başlayan ve halihazırda onlarca çadırın kurulduğu konut protestolarını daha da genişletti.

Daha önce Lizbon’da, ülkenin en büyük sendikası CGTP’nin çağrısıyla düzenlenen protestoda göstericiler; daha iyi kamu hizmetleri, emekli maaşları ve ücretlerin yanı sıra, hızla yükselen konut maliyetlerine karşı önlemler alınmasını talep etmişti. 

Portekiz Başbakanı Luís Montenegro, hükümetinin, halkın “kamu politikalarındaki eksiklikler olarak gördükleri durumlara karşı duydukları öfkeyi ifade etme” isteğini anladığını belirtti. 

Ancak Montenegro, siyasi rakiplerini, “Portekiz toplumunda aslında hiçbir karşılığı olmayan istikrarsızlık ve protesto ortamlarını Portekiz’e taşımaya” çalışmamaları konusunda uyardı; bu ifadeyle muhtemelen Fransa’daki şiddetli protestolara atıfta bulundu. 

Arnavutluk

Arnavutluk’ta da bu hafta, üniversite koşulları ve yüksek öğrenim ücretlerine öfkelenen göstericilerin Başbakan Edi Rama’nın istifasını talep ettiği şiddetli protestolar yaşandı.

Cumartesi günü protestocular polise taş, molotofkokteyli, metal nesneler ve patlayıcı maddeler fırlattı; ayrıca araçları ve çöp kutularını ateşe vererek, polisin ilerleyişini durdurmak için bunları yanan barikatlara dönüştürdü.

Şiddetin tırmandığının bir işareti olarak polis, protestoların başlamasından bu yana ilk kez göstericilere karşı plastik mermi kullandı. 

Gece boyunca devam eden protestolarda; bir mahkeme binası, bankalar ve bir postane dahil olmak üzere çeşitli yapılar ateşe verildi ya da ciddi şekilde hasar gördü. 

Yaşanan huzursuzluk, Balkan ülkesinde aylardır süren hükümet karşıtı protestoların bir devamı niteliğinde; bu protestolar ilk olarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın ailesiyle bağlantılı tartışmalı bir tatil köyü projesi nedeniyle patlak vermişti.

İspanya

İspanya'da ise, artan kiralar ve sosyal eşitsizliğe duyulan öfke, geçtiğimiz ay 87 yaşındaki bir kadının evinden tahliye edilmesiyle doruk noktasına ulaştı. Söz konusu kadın, dairesini satın alan yatırım firmasının talep ettiği yüzde 230'luk kira artışını ödeyemediği için evinden çıkarılmıştı.

Merhum María del Carmen Abascal’ın yaşadığı mağduriyet —ve bunun temsil ettiği daha geniş kapsamlı sorun— sokak gösterilerine ve İspanya’nın başkentinin tam merkezinde bir protesto kampının kurulmasına yol açtı.

Ayrıca sosyalist hükümeti, barınma hakkına erişimi kolaylaştırmak ve güvence altına almak adına acil durum önlemleri önermeye sevk etti. 

Sağ ve aşırı sağ partilerin mecliste bu önlemleri reddetmesi üzerine Başbakan Pedro Sánchez, kasım ayı sonu için erken genel seçim kararı aldığını duyurdu. 

Fransa

Fransa’da ise Paris’in yoksul kuzey banliyölerindeki okullarda öğretmenlerin devamsızlığı ve tesislerin bakımsızlığına duyulan öfke, eşitsizliğe, yetersiz kamu harcamalarına ve düşen yaşam standartlarına karşı ülke çapında bir harekete dönüştü.

Fransa’da cumartesi günü, lise öğrencilerine destek veren protestocuların polisle çatışmasının ardından 1.200’den fazla kişi gözaltına alındı. Bazı gösteriler kontrolden çıkarak binaların ateşe verilmesine ve dükkânların yağmalanmasına kadar vardı.

 

 

The Guardian

Haber Galerisi

Yayınlanma: 18.10.2026 20:36
Ana Sayfaya Dön