GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 44,4444 ₺ 🇪🇺EUR: 52,0833 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.201,51 ₺ BTC: 3.223.486 ₺ 🇺🇸USD: 44,4444 ₺ 🇪🇺EUR: 52,0833 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.201,51 ₺ BTC: 3.223.486 ₺ 🇺🇸USD: 44,4444 ₺ 🇪🇺EUR: 52,0833 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.201,51 ₺ BTC: 3.223.486 ₺
10 Nisan 2026 - 01:59

info@turkglobalmedia.com

Avrupalılar, ABD’yi Çin’den daha büyük bir tehdit olarak görüyor

Avrupalılar, ABD’yi Çin’den daha büyük bir tehdit olarak görüyor

Anket
09.04.2026 23:59
TGM Haber Merkezi

European Pulse anketine göre, İspanya, İtalya, Belçika ve Almanya’da Washington, tehdit algısında Pekin’in önünde yer alıyor.

Bu haberi paylaş:

Donald Trump yönetimindeki ABD, yeni bir European Pulse anketine göre müttefikten çok bir tehdit olarak görülüyor.

Ocak 2025’te yeniden iktidara dönmesinden bu yana Trump, Washington’un NATO’ya bağlılığını sorguladı, Grönland ve Kanada’yı ilhak etmekle tehdit etti, müttefiklere gümrük tarifeleri uyguladı ve Avrupa ülkelerinin katılmayı reddettiği İran’a karşı bir savaş başlattı.

Mart ayında Polonya, İspanya, Belçika, Fransa, Almanya ve İtalya’da yapılan ankete katılanların yalnızca yüzde 12’si ABD’yi yakın bir müttefik olarak görürken, yüzde 36’sı onu bir tehdit olarak değerlendirdi. 

Buna karşılık, aynı altı ülkede ankete katılanların yüzde 29’u Çin’i bir tehdit olarak gördü. 

Ülke bazında ise Washington’dan gelen tehdit algısı dört ülkede Pekin’i geride bıraktı; yalnızca Fransa ve Polonya’daki katılımcılar Çin’den gelen tehdidi daha yüksek olarak değerlendirdi.

ABD’ye yönelik tutumların sertleştiğine işaret eden anket, Avrupa güvenlik siyasetinin merkezindeki derin bir çelişkiye de dikkat çekti. 

ABD’ye olan güven azalırken seçmenler Avrupa’nın daha iyi silahlanmasını ve daha bağımsız olmasını istiyor; ancak savunma, kişisel fedakârlık, daha büyük bütçeler ya da Ukrayna’ya açık uçlu destek anlamına geldiğinde bu istek zayıflıyor.

Rusya açık bir düşman olarak görülüyor — katılımcıların yüzde 70’i onu bir tehdit olarak değerlendirdi. 

Cluster17 tarafından gerçekleştirilen European Pulse anketi, 13-21 Mart tarihleri arasında İspanya, Almanya, Fransa, İtalya, Polonya ve Belçika’da 6.698 Avrupalıyla yapıldı.

  • ABD’ye en olumsuz bakan ülke İspanya oldu; katılımcıların yüzde 51’i Washington’un Avrupa için bir tehdit oluşturduğunu söyledi. 
  • Madrid, Trump’ın Şubat ayında İran’a karşı başlattığı savaşa karşı çıkmada öncülük etti ve düşük savunma harcamaları nedeniyle başkan tarafından eleştirildi.

İtalya’da yüzde 46 ABD’yi tehdit olarak görürken, bu görüş Belçikalıların yüzde 42’si, Fransızların yüzde 37’si ve Almanların yüzde 30’u tarafından paylaşıldı. 

Rusya ile sınırı olan ve ABD ile ittifakı temel güvenlik garantisi olarak gören Polonya ise istisna oldu: Katılımcıların yalnızca yüzde 13’ü ABD’yi risk olarak değerlendirdi.

Anket ayrıca daha fazla stratejik özerkliğe destek olduğunu da gösterdi.

Altı ülkede katılımcıların yüzde 76’sı, bir NATO müttefiki saldırıya uğradığında kendi ülkelerinin asker göndermesini destekleyeceğini belirtti. 

Senaryo bir AB üyesinin savunulmasını içerdiğinde destek yüzde 81’e yükseldi. Ankete katılan tüm ülkelerde askeri yardıma destek, karşı çıkanların açıkça önünde yer aldı.

Fedakârlık olmadan destek

Ancak konu kişisel katılıma geldiğinde bu uzlaşı hızla zayıfladı.

Katılımcıların yalnızca yüzde 19’u kendi ülkeleri saldırıya uğrarsa “silah alıp savaşmaya” hazır olduğunu söyledi. 

Yaklaşık yarısı (yüzde 47), lojistik, tıbbi yardım veya sivil koruma gibi savaş dışı rollerde katkı sunmayı tercih edeceğini belirtti. 

Yüzde 16 doğrudan katılmadan destek vereceğini söylerken, yüzde 12 ülkeyi terk etmeyi düşüneceğini ifade etti. 

Savunmaya yönelik siyasi destek ile bireysel savaşma isteği arasındaki bu fark, askeri kapasiteyi artırmaya çalışan Avrupa hükümetlerinin karşı karşıya olduğu zorluğu ortaya koyuyor.

Anket ayrıca seçmenlerin daha güçlü bir Avrupa savunma duruşuna ihtiyaç olduğu konusunda genel olarak hemfikir olduğunu, ancak bunun nasıl finanse edileceği konusunda bölündüğünü gösterdi.

Altı ülkede katılımcıların yüzde 86’sı Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini geliştirmesi gerektiğini söyledi; yüzde 56’sı buna güçlü şekilde katıldı. 

Destek özellikle Polonya ve Belçika’da (yüzde 95) ve Almanya’da (yüzde 89) yüksekti.

Daha derin askeri entegrasyona da geniş destek var: Katılımcıların yüzde 69’u, ulusal orduların yanında faaliyet gösterecek ortak bir Avrupa askeri gücünün kurulmasını destekliyor. 

Bu oran Fransa’da yüzde 60’tan Belçika’da yüzde 83’e kadar çıkıyor.

Ancak söz konusu harcamalar olduğunda görüşler ayrışıyor.

Katılımcıların yüzde 37’si ülkelerinin savunmaya “doğru miktarda” harcama yaptığını düşünürken, aynı oranda kişi harcamaların “yetersiz” olduğunu söyledi. 

Buna karşılık yüzde 22’si fazla harcama yapıldığını belirtti. Ülke bazında farklar belirgindi. Almanya’da (yüzde 40), Fransa’da (yüzde 44) ve İspanya’da (yüzde 43) katılımcılar savunma harcamalarının artırılması gerektiğini söyledi. 

İtalya’da ise yüzde 39 harcamaların fazla olduğunu belirtti — bu oran anket yapılan ülkeler arasında en yüksek seviyede. 

Polonya’da çoğunluk (yüzde 56) mevcut harcama seviyesini yeterli buldu.

Bu görüşler genel olarak mevcut harcama düzeyleriyle örtüşüyor. Polonya bu yıl GSYH’sinin yüzde 4,8’ini savunmaya ayırmayı planlıyor; bu oran NATO içindeki en yüksek seviye ve ankette yer alan diğer ülkelerden çok daha fazla.

Ukrayna desteğinde bölünme

Veriler, Avrupa’nın Ukrayna’ya verdiği destek konusunda görüş ayrılıklarını da ortaya koydu.

Altı ülkede katılımcıların yüzde 34’ü Avrupa’nın Ukrayna’ya yeterince destek vermediğini, yüzde 31’i mevcut seviyenin doğru olduğunu, yüzde 30’u ise fazla destek verildiğini söyledi.

Ülke bazında farklar yine dikkat çekti. Ukrayna’ya Avrupa’da en fazla yardım sağlayan ülke olan Almanya’da katılımcıların yüzde 45’i Avrupa’nın yeterince destek vermediğini söyledi. 

  • Kiel Support Tracker verilerine göre, altı ülke arasında GSYH’sinin en düşük payını Ukrayna’ya ayıran İtalya’da ise yüzde 42 Avrupa’nın fazla destek verdiğini belirtti. 
  • İspanya ve Belçika “yetersiz” diyenlere daha yakın dururken, Fransa’da görüşler daha dengeli dağıldı.

Bu görüş ayrılıklarına rağmen, özellikle NATO içinde olmak üzere kolektif savunma taahhütlerine destek tüm ülkelerde güçlü kalmaya devam etti. 

Bulgular ayrıca, hükümetlerin askeri kapasiteyi artırma yollarını aradığı bir dönemde zorunlu askerlik ve sivil hizmet tartışmalarını da besliyor.

Almanya’da zorunlu hizmete destek özellikle yüksek çıktı. Katılımcıların dörtte üçünden fazlası (yüzde 78), 2011’de askıya alınan zorunlu askerlik veya sivil hizmet uygulamasının geri getirilmesini destekledi.

Ancak koalisyon içinden gelen tepkiler sonrası Şansölye Friedrich Merz geçen yıl tam zorunlu askerliği geri getirme planından vazgeçti ve bunun yerine 2031’e kadar aktif asker sayısını 203 bine çıkarmayı hedefleyen bir yasa tasarısını geçirdi.

Belçika’da da destek yüzde 76 ile yüksek olurken, İtalya’da (yüzde 53 lehte) ve İspanya’da (yüzde 54 karşı) görüşler daha bölünmüş durumda.

  • European Pulse anketi, 13-21 Mart tarihleri arasında Cluster17 tarafından POLITICO ve beBartlet için çevrim içi olarak gerçekleştirildi. 
  • Araştırma, Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve İspanya’dan en az 1.000’er katılımcı olmak üzere toplam 6.698 yetişkini kapsadı. 
  • Sonuçlar, yaş, cinsiyet ve coğrafya gibi kriterlere göre temsili olacak şekilde ağırlıklandırıldı.

 

Politico

Yayınlanma: 09.04.2026 23:59
Ana Sayfaya Dön